Ekleyen admin on Aug 7th, 2009 / Kategorisi, Av. M. Gökhan Ahi, Erişim Engelleme, Sosyal Ağlar. Bu yaziya verilen cevaplari takip etmek icin: RSS 2.0. Bu yaziyi kendi sitenizden izleyebilir veya cevap verebilirsiniz.
facebook Av. M. Gökhan Ahi –
Herkesin bildiği üzere, CHP Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Facebook’ta kendisi hakkında yapılan “PKK’lı” kampanyasına karşı hukuki bir mücadele başlattı. Kılıçdaroğlu, davasında haklı olmasına rağmen, seçmiş olduğu hukuki mücadele yöntemi ne yazık ki çok da hukuka uygun olmadı.
Kılıçdaroğlu, doğrudan Facebook’a başvurup şikayetini dile getirmek yerine mahkemeye başvurdu. Eğer Facebook’a doğrudan başvurmuş olsaydı, bir çok örneğine rastlanmış olduğu gibi, kendisi hakkında yapılan karalama kampanyasını rahatlıkla ortadan kaldırabilecekti.
Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi, Kılıçdaroğlu’nun başvurusu üzerine ilgili içeriğin kaldırılması, bu mümkün olmadığı takdirde Facebook’a erişimin toptan engellenmesine karar verdi. İkinci yanlış da buradaydı: Nitekim, mahkeme sadece birisi hakkındaki hukuka aykırı içerik yüzünden yüz binlerce kişinin siteye girmesini yasaklamıştı. Eğer bir site, sadece Kılıçdaroğlu’nu hedef seçmiş olsa ve hakkında hukuka aykırı içerik bulundurmuş olsaydı, bu tür erişim engelleme kararları anlayışla karşılanabilirdi.
Bir diğer üçüncü yanlış ise, mahkeme kararının uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcılara değil de, doğrudan TİB’e (Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı) gönderilmesi oldu. Halbuki, bu tür site engelleme kararlarının uygulanması için Türk Telekom, Turkcell, Türksat, Superonline gibi internet erişimi sağlayan firmalara gönderilmesi yeterlidir. Bu kurumlar, kendi alanları ile ilgili mahkeme kararlarını tartışmadan uygulamaya koymak zorundadırlar.
Peki, TİB bu kararı neden uygulamadı? Belki kamuoyu, TİB’in Facebook’u çok sevdiğini ve bu yüzden kapatmak istemediğini düşünmüş olabilir. Ancak, asıl sebep bu değil. TİB’in Facebook’u mahkeme kararına rağmen kapatmamasının tek sebebi, TİB’in hukuken böyle bir görevinin ve yetkisinin olmayışıdır. Bilindiği üzere, TİB 5397 sayılı yasa ile, telefon dinleme işini tek bir merkezden organize etmek amacı ile kurulmuş, daha sonra 5651 sayılı yasa ile İnternette işlenebilen 9 adet katalog suçun izlenmesi, denetlenmesi ve gerektiğinde erişime engellenmesi yönünde ayrıca yetkilendirilmiştir. Yani TİB, internete erişim engelleme işi ile ilgili olarak sadece dokuz suç için görevli ve yetkili hale getirilmiştir.
Kılıçdaroğlu’nun Facebook’a erişimin engellenmesi yönündeki kararı, uygulanması için TİB’e gönderilmiş, fakat bu konuda yetkili ve görevli olunmadığından dolayı uygulanmamıştır. Kılıçdaroğlu, mahkeme kararının tüm kurumlarca uygulanması gerektiği iddiasıyla TİB Başkanı hakkında suç duyurusunda bulunmuş ve sonucunda görevi kötüye kullanma suçundan dolayı onu mahkeme önüne çıkarmayı başarmıştır.
O halde, diğer tartışılması gereken husus şudur: Türkiye Cumhuriyeti’nin her kurumu veya her vatandaşı, her türlü mahkeme kararını aynen uygulamak zorunda mıdır?
Genel anlamda bakarsak, bu soruya evet yanıtını verebiliriz. Ancak, bir tek şartla.. Kararın uygulanmasının, kurumun kendi görev alanı ve yetkisinde bulunması şartıyla.. Bir başka deyişle, bir kurumun sadece kendisinin görevli olduğu bir alanda mahkeme kararını uygulama ve yerine getirme zorunluluğu vardır. Sözgelimi, bir binanın yıkılması yönündeki mahkeme kararının, sağlıkla ilgili bir kurum tarafından yerine getirilmesi beklenemez. Her kurum, sadece kendi yetki ve görevleri açısından sorumlu tutulabilecektir.
Sonuç olarak, Türkiye’de hukukun uygulanması, özellikle internetle ilgili uygulamalar, nereden baksanız elinizde kalıyor. İlgili site yerine doğrudan mahkemeye başvurulması, mahkemenin sadece bir kaç hukuka aykırı içerikten dolayı yüzbinlerce kullanıcının bulunduğu siteye erişimi engellemesi, özünde yanlış olmasına rağmen mahkeme kararının uygulanmasının ilgisiz bir kurumdan istenmesi, daha sonra mahkeme kararının uygulanmadığı gerekçesiyle kurum başkanının görevi kötüye kullanmadan dolayı yargılanması… Daha ne kadar üst üste yanlış olabilir ki?
İnternet, çağımızın en önemli ve en faydalı araçlarından biridir. Fakat, kötü niyetli birilerinin elinde ürkütücü bir silah da olabilir. Önemli olan, internetle ilgili hukuki düzenlemelerin herkes için aynı şekilde anlaşılabilir ve uygulanabilir olmasını sağlamaktır. Bu sebeple, internetle ilgili yasalar tekrar gözden geçirilmeli ve hukuka aykırı içeriğin kaldırılması için uyarma, uzlaşma, sivil toplum örgütü arabuluculuğu gibi mahkeme dışı yöntemlere öncelik verilmesi sağlanmalıdır. Tamamı suç oluşturmadıkça, hiç bir siteye erişim engelleme kararı verilememelidir.
Kategorideki Diğer Yazılar
- Asparagas e.posta zincirlerinden dolayı SUÇLU olabilirsiniz.
- 4/5/2007 Tarihli ve 5651 Sayılı Kanun
- Bilgisayardaki görüşme kayıtları
- Bilgisayarlara haciz konulabilir mi?
- Bilişim Suçları (Genel)
- Bilişim Suçları (Genel1)
- Bilişim Suçları Tanımlamaları
- Bilişim Suçları
- Bilişim Suçu Mağduru Dilekçe Örneği
- Bilişim Suçu, Bilişim Yoluyla İşlenen Suç ve Adli Bilişim Ayrımı
- Bilişim Teknolojileri Gelişirken Temel Haklarımız Ne Kadar Korunuyor?
- Bir kişiyi suçlamak için IP adresi yeterli midir?
- BSA Nedir? Ne iş Yapar?
- Bulut Bilişimi (Cloud Computing) Teknolojisi ve Güncel Hukuki Problemler
- Hukuk bilimi, yapay zekalı bilgisayarlara hazırlık yapmalı mı?
- Hukuki Açıdan Kitlelere E-Posta Gönderilmesi
- İNTERNET VE BİLİŞİM SUÇLARI
- İnternette alan adı almak için nelere dikkat etmeli?
- İnternetteki hesaplarınızın şifreleri ele geçirilirse…
- İşverenler: Personelin işlediği bilişim suçundan siz sorumlu olabilirsiniz.
- İşyerinde internetin ve sosyal ağların yoğun kullanımı işvereni rahatsız ederse..
- ODTÜlü Hacker
- Ölürseniz Dijital Varlığınız Kime Kalacak?
- Pornografik materyal indirmek ve bulundurmak suç mudur?
- Posta Gönderenin mi, Alıcının mı?
- Sahte profil veya sahte e.posta hesabı oluşturmak suç sayılabilir mi?
- IP adresinden sen suçlusun ! – Savunma Sanatı
- Site erişim engellemelerine karşı “Kartepe Kriterleri” yayınlandı.
- Sitesi erişime kapatılanlar için itiraz yolları…
- Şirketlerin e-posta adresleri kime ait?
- Taciz, Tehdit İçerikli E-Postalar
- “Türk Telekom’a kafam girsin” kampanyası site kapattırdı.
- Türkçe Karakterli Alan Adlarında (domain names) Hukuka Aykırı Kullanımlar
- Twitter: İfade özgürlüğü mü, yoksa hukuki sorumluluk mu?
- YENİ TÜRK CEZA KANUNU’NDA DÜZENLENEN BİLİŞİM SUÇLARI VE BU SUÇLARLA MÜCADELEDE ALINMASI GEREKEN ÖNLE
- Şirketlerin e-posta adresleri kime ait?
- Banka Kredi Kartlarına...
- Şirket müdürü, sistemden gönderilen her türlü iletiden sorumludur.
- Tanınmış Marka Hakkına Tecavüz
- Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği








